Sözcü Gazetesi kalemşörü Emin Çölaşan’dan skandal köşe yazısı

 Sözcü Gazetesi kalemşörü Emin Çölaşan’dan skandal köşe yazısı

10.03.2021 - 20:21

Güncelleme : 10.03.2021 - 20:21
76 views

Sözcü Gzetesi yazarı Yalan makinesi Emin Çölaşan 1 gün arayla iş başında! Dün laikçileri kızdırdım bugün gönüllerini alayım bari yazısı.

Radyo Mega İstanbul

Sözcü yazarı Emin Çölaşan atılan normalleşme adımları sonrası asılsız iddialarla yine AK Parti’yi suçladı. İktidarın “oy kazanmak” uğruna vatandaşların sağlığını tehlikeye attığı hezeyanında bulunan Çölaşan milletin aklıyla adeta alay ederek Sağlık Bakanlığı‘nın ölüm rakamlarını açıklamadığını ileri sürdü.

Sözcü’de köşe karalayan Emin Çölaşan “Büyük tehlike kapımızda” başlıklı yazısında her zaman yaptığı gibi yine mesnetsiz iddialarla AK Parti hükümetini suçladı.

Koronavirüs salgınıyla mücadelede dünyada parmakla gösterilen ülkeler arasında yer alan Türkiye’nin başarısını bir türlü hazmedemeyen Çölaşan akılalmaz bir şekilde AK Parti hükümetinin siyasi çıkar uğruna toplumda iyimser bir hava yaymaya çalıştığını ileri sürdü.

Gerek Sağlık Bakanı Fahrettin Koca‘nın, gerekse de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan‘ın her fırsatta koronavirüs salgını konusunda yaptığı uyarıları görmezden gelen Çölaşan, “İktidarın olumlu söylemlerine kanan milyonlarca insanımız yasakların kaldırılmasından sonra rehavelete kapıldı” diyerek zeka seviyesini bir kez daha ortaya koydu.

Kurallara uyulmadığı takdirde kısıtlamaların yeniden sıkıştırılacağı yönündeki uyarıları da göz ardı eden Çölaşan, halen yürürlükte olan “kısa çalışma ödeneği” ve “işten çıkarma yasaklarının” ikinci plana itildiğini iddia etti.

İktidarın “oy kazanmak” uğruna vatandaşların sağlığını hiçe saydığını ve plansız hareket ettiğini söyleyerek iyice küstahlaşan Çölaşan bununla da yetinmeyerek Sağlık Bakanlığı’nın ölüm rakamlarını açıklamadığı hezeyanında bulundu.

Sağlık Bakanlığı’nın koronavirüs verilerini her gün tüm detaylarıyla birlikte açıklamasına rağmen göz göre göre yalan söyleyen Çölaşan, pişkinliğin adeta dibine vurarak Koronavirüs Bilim Kurulu’nun geri plana itildiğini söyledi.

Dün laikçileri kızdırmıştı, bugün yalanlarla gönülleirni aldı

Öte yandan Çölaşan dün kaleme aldığı yazısında “bozuk saat bile günde iki kez doğruyu söyler” misali laikçileri kudurtacak cinsten tespitler yapmıştı.

“Kadınlar Günü’nde iyi ticaret” başlıklı yazısında Çölaşan’ın bu günlerin Batı’dan devşirildiğini söyleyerek tepki göstermesi Batı sevdalısı Laikçileri şaşkına çevirdi.

Çölaşan bozuk saat misali: Bu ‘günlerin’ tamamı kapitalist Batı icadı

Laikçileri kızdıracak sözler sarfeden Çölaşan, Kadınlar Günü, Anneler Günü, Babalar Günü, Noel, Yılbaşı gibi sözde özel günlerin Batı’dan devşirildiğini ifade ederek “Bu “Günlerin” tamamı Batı icadıdır ve bize Batı dünyasının temel direği olan kapitalizm sayesinde giriş yapmıştır.” sözleriyle tepki gösterdi.

“Hiçbirinin aklına bu gelmez”

Bu sözde günlerin ticari amaç taşıdığına dikkat çeken ve “Önemli olan anneler, babalar ve sevgililer dahil insanları zayıf yerlerinden yakalamak, ticarete katkı sağlayıp piyasaları canlandırmaktır.” diyen Çölaşan, “Hiçbirinin aklına “Annenize bir öpücük kondurup onu sevindirin” ilanı vermek gelmez. İlle de bir şeyler satılacak!” ifadesiyle isyan etti.

“Bizde her şey 24 saat sürer” diyen Çölaşan şu ifadeleri kullanmıştı:

Sevgili okurlarım, Türkiye’de bizim yeni bir geleneğimiz daha oluştu!..

Belli günleri reklama ve ticari kazanca alet etmek.

Anneler günü olur, medya ticari reklâmlarla dolar.

Giyim eşyaları, kozmetik ürünleri aklınıza ne gelirse…

Hatta şöyle reklamlar da çıkar:

“Anneler gününde annenizi unutmayın. Ona bizim otomobilden bir tane alıp mutlu kılın…”

Hiçbirinin aklına “Annenize bir öpücük kondurup onu sevindirin” ilanı vermek gelmez. İlle de bir şeyler satılacak!

★★★

Sevgililer gününde aynı çark bütün hızıyla döner.

Haziran ayındaki babalar gününde ise bu çark yavaşlar.

Babalar günü hediye açısından fazla bir rağbet görmez. Bu yüzden reklâmların sayısı da epeyce azalır!

Yukarıda kısaca özetlediğim bu “Günlerin” tamamı Batı icadıdır ve bize Batı dünyasının temel direği olan kapitalizm sayesinde giriş yapmıştır.

Önemli olan anneler, babalar ve sevgililer dahil insanları zayıf yerlerinden yakalamak, ticarete katkı sağlayıp piyasaları canlandırmaktır.

Bu üç günün de en başta gelen ilkesi hep aynıdır:

“Alışverişe çıkıp mutlaka hediye almak!”

★★★

Dün, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü idi…

Gazetelere baktım, ekranlarda izledim. Bu kez biraz farklı göstergeler vardı.

Özellikle yandaş medya yine tıka basa kadınlarımızla doluydu.

Magazinler dahil manşetlerde ise kadın cinayetleri yer alıyordu.

-Erkekliğiniz yere batsın.

-Kadınlar iş başında.

-Alkışlar kadın sağlıkçılara.

-Dünya emekçi kadınlar günü kutlu olsun.

-2023 yılında futbolda kadın hakemlere de yer verilecek!

★★★

Dün bu konuda verilen tam sayfa, en küçüğü yarım sayfa reklâmlara dikkatlice baktım.

Hepsi kadınlar günü nedeniyle verilmişti.

-Cep telefonu üreten firmalar.

-Çamaşır makinesi, buzdolabı üretenler.

-Görülmemiş indirim (!) ilanları.

-Özel okul ilanları.

-Kadın dostu şirketlerin (!) ilanları.

-Bugün ve her gün kadınlarımızın yanındayız palavraları.

-Böyle kadınlar günü indirimi görülmedi. Tahrik indirimi. Evden erkek sesi geliyordu indirimi!..

-Kadınların kendine güveni (!) olan yatak ilanları.

Ve bir de, sayfalar dolusu ama sanki habermiş gibi yutturulmak istenen örtülü reklamlar…

★★★

Ve bazılarında, ilan veren firmaların kadın yöneticilerinin, artistlerin, dizi oyuncularının ve mankenlerin bol kepçe, poz poz fotoğrafları.

Sen yeter ki parayı bastır…

İstediğin kadar fotoğrafın gazetelerde çarşaf çarşaf yer bulsun, ekranda programlara çıkarılman sağlansın.

Sen de avucuna düşen bu fırsattan yararlan, kendi işletmenin reklâmını yap!

★★★

8 Mart Dünya Kadınlar Günü tantanası bugün sona ermiş olmalı.

İlan bedelleri medya tarafından tahsil edildi, isteyen istediği gibi konuştu, açıklamalarda bulundu.

Her kesim böylece amacına ulaşmış oldu.

Peki ama bundan sonra kadınlarımızın durumu değişecek mi?

Hayır, hiçbir şey değişmeyecek.

Bizde her şey 24 saat sürer.

Önüne gelen konuşur, ahkâm keser, sonra eski düzen aynen sürüp gider.

Zira her şeyimiz, bütün coşkumuz yılda sadece bir güne, birkaç saate endekslidir.

Hızımızı alırız ve iş o gün orada biter.

İş insanları ve patronlar parayı bastırıp kadınlarımız üzerinden kendi reklâmlarını yapar, medyamız büyük paralar kazanır!..

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın