Sözcü yazarı Necati Doğru, Ayasofya’nın açılması ile beraber çıldırdı

 Sözcü yazarı Necati Doğru, Ayasofya’nın açılması ile beraber çıldırdı

26.07.2020 - 17:30

Güncelleme : 26.07.2020 - 17:30
53 views

Ayasofya’nın ibadete açılması Kemalistleri kızdırdı. Sözcü yazarı Necati Doğru, Ayasofya’nın açılması üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı hedef alarak, Cumhuriyet’in yıkıldığını iddia etti. Aynı zamanda Doğru, Osmanlı hakkında da çirkin ifadeler kullandı.

Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, bundan 86 yıl önce, ilericiliği İslam düşmanı zanneden Batıcı zihniyet tarafıdnan ibadete kapatılmıştı. Müslüman liderlerin her dönem uğrunda mücadele ettiği Ayasofya Camii’ni ibadete tekrar açmak, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a nasip oldu.

Mustafa Kemal tarafından ibadete kapatılan Ayasofya’nın açılmasına her kesimin destek vererek Kemalizm’in iyice zayıfladığının gözler önüne serilmesiyle birlikte, bu ideoloji üzerinden Mustafa Kemal’i sömürerek cebini dolduran isimler iyice rahatsız oldu.

Son olarak Sözcü yazarı Necati Doğru, Ayasofya üzerinden provokasyona kalkıştı. Doğru, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük icraatlarına imza atan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Ayasofya’nın açılışında büyük rol oynayan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ı hedef alarak skandal ifadeler kullandı. Doğru, cumhuriyetin adım adım yıkılmaya çalışıldığını savundu.

Doğru’nun skandal yazısı şu şekilde:

“Zincirler Kırılsın- Ayasofya Açılsın Kuşağının” Türkiye’yi getirdiği yer: “dininin siyaset olarak başköşeye koyulduğu, tek kişinin ölünceye kadar başta kalacağı ve o öldükten sonra da işaret ettiği kişinin yerine geçeceği” düzenin kurulmasıdır.

Cumhuriyeti!

Adım adım yıkıyorlar.

İran benzeri molla hakimiyetine dayalı bir çeşit “İslamcı Cumhuriyete” dönüştürmenin ortamı Türkiye’de de hazırlandı. İktidar partisi ve ittifak ortağı, Cumhuriyet hukukuna uyarak seçim kazanma umudunu yitirdikleri için laik Cumhuriyeti yıkmayı kendileri için çıkar yol gördüler.

Cumhurbaşkanı!

Başına takke giydi.

Kuran okudu.

Diyanet Başkanı!

Kılıç elde hutbe verdi.

Dediklerinin özeti şuydu:

Ayasofya esir alınmıştı.

86 yıl esaret altındaydı.

Şimdi esaretten kurtardık.

Milletin özlemi bitti.

★★★

Oysa Ayasofya’yı işgalden ve esaretten 86 yıl önce Cumhuriyeti kuranlar kurtarmıştı.

Osmanlı hukuku hortlatıldı.

Cumhuriyet hukukunu boğdu.

Ayasofya’yı Osmanlı hukuku dayanak yapılarak “Müze olmaktan çıkarılıp zaten var olan ibadete yeniden açma” gösterisi, Lozan zaferi gününe denk getirildi. Lozan ve Atatürk ile hesaplaşma ilan edilmiş oldu. Diyanet İşleri Başkanı, Ayasofya’da cuma hutbesi verirken “Atatürk’e lanet okuyan” cümlelerini bilerek, seçerek ve hedef göstererek kurdu. Diyanet İşleri Başkanı’nın Atatürk’e lanet okuyan cümleleri söyleyeceğini belli ki, Cumhurbaşkanı önceden biliyordu.

Cumhurbaşkanı!

Diyanet Başkanı!

Ve yakın çevresi!

“Atatürk’e lanet okunmasına” bir itirazları olmadığı her hallerinden belliydi.

★★★

Sultanahmet dolmuştu.

Meydanda bir namazlık yer bile kalmamıştı. Vali, bu durumda meydana gelişi, “güvenlik ve sağlık” gözeterek yasakladı. Tramvay seferlerini de iptal etti. Ayasofya’ya namaza tramvayla gitmek isteyenler, “Seferi niçin durdurdun?” diye kadın makiniste saldırıp hırpalamaya kalktılar. Kadın makiniste saldıranların tamamı erkekti. “Metro seferini ben değil vali durdurdu” diyen açıklamasını bile duymak istemiyorlardı. Gözleri dönmüştü. “Zincirler Kırılsın- Ayasofya Açılsın Kuşağının” Türkiye’yi getirdiği nokta işte bu kadın makiniste saldıranların fotoğrafıydı. Valinin “hemen soruşturma ve inceleme başlattım” demesi, her zamanki gibi, göstermelik olarak kalacaktı.

★★★

Vali, anlamıyor olmalı.

Meydanda “Taliban benzeri- IŞİD benzeri- Hizbullah benzeri kıyafetlerle namaza duranların” çok sayıda olması, Cumhuriyet’in bitirilme kararı verildiğinin somut göstergesiydi.

81 ilden getirilmişlerdi.

Meydan okuyorlardı.

Ayasofya Açılsın- Zincirler Kırılsın Kuşağının Türkiye’yi savurduğu nokta: Ayasofya’yı düşman işgalinden kurtaran Atatürk’e lanet okunması ve önceki gün kadın makiniste saldıranların, yarın öbür gün “niçin namaza gelmiyorsun…” diye cami önünden geçenleri de tartaklama hakkını kendilerinde görecekleri yeni tür Cumhuriyetti.

YORUMLAR
Bir Yorum Yapın